Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik
SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ ?
Anket Anket


Basın Bülteni Basın Bülteni

Dernek
Dernek Logosu Dernek Logosu

Eklenti Kur
Radyo Radyo

CanlıCanlı Yayın Yayın
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
SohbetSohbet Bölümü BölümüDolu dolu ve hoşça vakit geçirmek için
İletişimİletişim Formu Formutavsanlider@hotmail.com


Reklamlar Reklamlar

Memurlar Memurlar

YÖREMİZİN KÜLTÜRÜ

ALEVİLİK
Allah, Muhammed, Ali kutsallığını kalbinde taşıyan , Hz.Ali´nin adaletinden ayrılmayan temelinde insan sevgisi bulunan her dine , mezhebe ser inanca saygı duyan ve hoşgörü ile bakan, dil, din, ırk, renk , farkı gözetmeyen eline diline sahip olma ilkelerini şart koşan, gelmek isteyen, inançlı insanları çatısı altına alarak manevi susuzluklarını gideren, insanları yaşadıkları toplumda kendi istekleriyle kendi kendilerini yargılamalarını sağlayan, laik,demokrat, eiştlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan, zalime ve zulme karşı gelen, mazlumun yanında olan, şeriatın bağnaz kuralllarına bağlı olmayan, ve onu reddeden, İslam dinini kendine göre ve sunni inancın dışında yorumlayan, aslı doğruluk, kemali dostluk, cevheri, merhamet, görüşü eşitlik, hazinesi bilgi, meyvası sevgi hamuru ile yoğrulmuş, insanı Kamil ve erdemli insan yaratmayı ön gören, korkuyu aşıp sevgi ile tanrıya yönelen, Enel-Hak ile insanın özünde tanrıyı gören, yaradan ile yaradılan ikiliğinen Varlk Birliğine varan, edep ve ahlaklığı yaşamın temeline oturtan, insanı yücelten, hamurunda hem ilahiliğin hemde irfaniliğin mayası bulunan; kişinin ahlaklı ve karakterli yaşam ilkelerini belirleyen, Hz. Muhammed ve Hz. Ali´den gelen neslin imametini teberra ve tebelle ilkesi ile sahiplenen, dini biçim ve şekil olarak değil, gerçek anlamıyla algılayan, dini bağımsız bir irade gücü ve batını özelliği ile evrimleştiren akıl ve iman bütünlüğünde birleştiren ve tüm bunları Kırklar Cemi ile yürüten bir inanç sistemidir. Alevilik Aleviler için üst kavramı, Bektaşilik ve Kızılbaşlık ise alt kavramları oluşturur. Alevilikte Allahtan başka Tanrı Yoktur. 

Kızılbaşlık
Kızılbaş, Allah´ı ve Resulü uğruna kendini adamış, onların yolunda canından ve malından vazgeçmiş, bu yolda ölmek var dönmek yoktur yeminini başına sardığı kırmızı sarık ile ilan eden kişilerdir. 4 Kapı 40 Makam Yolumuzun erkanı 4 Kapı 40 Makamdır. Bu 4 Kapı ve 40 Makam şöyledir. 4 Kapı; Şeriat Kapısı Tarikat Kapısı Marifet Kapısı Sırr-ı Hakikat Kapısı 

1-Şeriat Kapısının Makamları; İman getirmek İlim öğrenmek Namaz, oruç, zekat ve hac ve gaza eylemektir ve cenabetten arınmaktır. Helal istemek, kazanmak, faizi haram saymaktır. Nikah Kıymak Hayz ve Nifazın Nikahı haram eylemesi Arı giymek, arı yemek Sünnet-i Cemaat Şefkat Emri marut, yaramaz işlerden kaçınmak.

2- Tarikat Kapısı:Eğitim ve öğretim müessesesidir El alıp tövbe kılmak Mürid olmak Saçın gidermek ve libasını giymek (gösterişsiz kılık kıyafette bulunmak.) İnsanın nefsi ile mücadele etmesi Hizmet etmek Korku (hata yapmaktan, gönül kırmaktan,kötülük yapmaktan kork) Umut tutmak Hırka, (sadelik), Zembil(Hakkın yolunda giden, ulu tanrının dostluğunu arayan , kendisine tanrıtanrı sevgisinin ateşiyle yol gösterecek aydınlatıcı aramak için durmadan gezip dolaşmayı), Makas(dünya ile ilgili her türlü ihtirasın tehlikeli olabilecek her türlü düşüncenin zihinlerden sökülüp atılması), Seccade (Tanrının karşısında insan oğlunun ne kadar aciz olduğunu kavrayarak kibir hırs kendini beğenmişlik gibi duygulardan uzak durmak), İbret , Hidayettir. Sahib-i makam sahib-i cemiyet, (Çevresinde kendisine ve bilgisine güvenen bir topluluk oluşturabilecek bir kişi sahib-i cemiyet olacak) Aşk ve Şevk ( Bu makama gelmiş Hak , bu kapıda aldığı gereli bilgi birikimi ile, belli bir olgunluk düzeyine ulaştıktan sonra ve sağlam ahlak değerlerine sahip olduktan sonra yoluna yine devam ederek o kutsal amacına ulaşmak ister bunun özlemini duyar. Böyle özlemi duyan Tarikat kapısından Marifet Kapısına gelmiştir.

3- Marifet Kapısı Bu kapıda Yolun Talibi daha derin araştırmalar ve incelemeler yaparak doğruları ve Hakkı daha derinden keşfedecektir. Edep (Yolumuzun ahlak kurallarına aykırı hiçbir davranışta bulunmamaktır.) Korku ( İnsanları çirkin ve zararlı düşüncelerden koruyacak bir güç kaynağıdır.) Perhis/ Yetinmek ( Her türlü aşırı istek ve yönelişlerden ve her türlü aşırı düşünce ve duygulardan perhizkarlık yapması) Sabır / Kanaat (İnsan ancak sabır ile karşılaştığı zorlukların üstesinden gelir.) Utanmak (Utanma duygusunu hisetmek ve taşımak olgunlaşmanın bir çok başka önemli ve değerli ögesini oluşturur.) Cömertlik ( Bir insan , bir arif kişiye gerçek bir tanrı dostuna cömertlik yakışır.) İlim ( İnsan ancak ilim ile yolunda sağlıklı yürüzebilecektir.) Miskinlik (Gösterişsiz yaşamak) Marifet ( Kaynağını bilimden ve ulu Allaha karşı duyulan sonsuz bir sevgi , bir doyumsuz aşkve bitmez bir özlemden alan hem bilim hemde sezgi ve içe doğma yoluyla yüce tanrının zatıve kainatın oluşumuyla ilgili tüm sırları sakladığı tüm gerçekleri bilme alma halidir.) Kendini bilmek (Kendini bilen kişi Hakkı da görmüş olur. Ve insanı-ı Kamil olmak yolunda büyük bir adım daha atılmış olur.)

4- Hakikat Kapısı İnsan bu kapıdan geçtikten sonra Tanrı dostluğuna kavuşmak o sonsuz deryaya ulaşarak , orada eriyerek yok olan bir damla haline dönüşmenin hazzını tadar. Bundan sonra dönüp insanlığa hizmete gitme kapısıdır. Toprak olmak ( alçak gönüllü olmak) 72 Milleti ayıplamamak (Dünya insanlığının hiç birini hor görmemek ve ayıplamamaktır.) Elinden geleni men kılmamak (Kişisel fedakarlıklar yaparak dilek sahibinin derdine derman olmaktır.) Herşeyin kendisinden güven kılması ( Tanrıya rıza göstermek Sohbet Seyir (İnsan tasavvuf felsefesine göre 3 önemli yolculuk yapar.

1- Tanrı katında bir aslı ve gerçeği olarak yaratılır ve dünyaya gelir .

2- dünyada insanlar kamil olabilme uğruna verdiği çabalar sonucunda makamına ulaşır.

3- Tanrıya seyirdir. Sırr (Gerçek olan tek varlık Yüce Allah´ın varlığıdır. Dolayısıyla gerçekle ilgili sırlar , Allah´a ait sırlardır. Münacattır. (Tanrıya ulaşma , O´na sığınmadır.) Müşahade (Tanrının cemalini görebilmek o erişilmez zevke erebilmek yeri , mutlak gerçeğe ulaşmaktır.) Kırklar Cemi: Alevilerin bugün sürdürdükleri, erkanları 12 hizmetin yapıldığı ´yol´ a CEM denir. HZ. ALİ: Alevi yolunun kurucusu, İmamların başı, Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin´in babasıdır. Tarikatta ´Yol Ali´nin ´ deyimi ile anılır. Hz. Muhammet ile aynı gömleğe girdiği ( bir olduğu ), bu yüzden Hz. Muhammed´le ayrı tutulmaması gerektiğine inanılır. ALLAH"IN ARSLANI IMAM HZ.ALI EHL-İ BEYT Hz. Muhammed´in kızı Fatıma anamızdan gelen soydur. Bu soya giren her kişi Alevi için kutsal önderdir.
1-Hz. Muhammed 
2-İmam Ali 
3-Hz. Fatma anamız 
4-İmam Hasan 
5-İmam Hüseyin ERKAN Sözlük anlamı olarak esaslar, direkler demektir. Alevilik erkanı denildiğinde Aleviliğin esasları , yol kuralları , kısacası yolu anlaşılır. Alevilik yolunda 7 farz 3 sünnet vardır. 3 SÜNNET Allah´ın birliğine inanmak, Kalbinde adavet olmamak, kötülük etmemek, Tarikatın emirlerini yerine getirmek 7 FARZ Mürebbisine düşe Müsahib ola Taç uruna Sırdar ola Yar a yar ve özü ulu ola Beli Berk ola Hakk´a sohbet kıla CENNET -CEHENNEME İLİŞKİN İNANCIMIZ Her ne kadar cennet cehennem kavramları Alevi literaturunda da çokça yer almakta ise de, Kur´an da anlatılan biçimiyle bir Cennet- cehennnem anlayışı Alevilikte hakim değildir. MUSAHİPLİK Musahiplik yol kardeşliği demektir. Alevi inancına göre evli her Alevi kendisine denk düşebilecek başka bir evli Alevi ile dinsel bir kardeşlik tutar; bu aynı zamanda kendisinin ahiret kardeşidir. Öz kardeşlik kurallarından daha ağır kuralları olan bu yol kardeşliği Alevilikte farzdır. GÖRGÜ ve DÜŞKÜNLÜK Alevi yolunda her talib , yılda bir kez tüm topluluğun ve pirinin huzurunda, o yıl içerisinde yaptıklarının ve yol kurallarına uyup uymadığının hesabını verir. Burada hem dinsel hem dünya evi sorunlar , sorumluluklar söz konusudur. Eğer kişi, topluluk tarafından kabul görülmeyen hatalar, fenalıklar yapmamış ve kuralları yerine getirmişse, pirin ve orada bulunan yol erenlerinin izniyle görülmüş olur. Komşuluk ilişkilerinde hoşnutsuz, yol kurallarına aykırılık gösteren kişiler düşkün bırakılırlar. Düşkünlük bir anlamıyla toplumun dışına çıkarmak , cemaatten atmak anlamına gelir. Cezanın büyüklüğüne göre geçici ya da sürekli düşkünlükler vardır. 

ALEVİLİKTE AHLAK SİSTEMİNİN TEMELİ

Alevi sisteminin temeli ; eline , beline, diline hakim olmaktır. Eline demek, kendisine izinli olmazan şeylere dokunmamak; beline demek; kendi eşi dışında hiç kimseyle cinsel ilişkide bulunmamak; diline demek ; yalan söylememek demektir. KURBAN Hakk´a sunulan , eti yenilen hayvana kurban denir. Alevilikte Allah yoluna, İnanç yoluna, ululara ve Hakk´a yakınlaşmak için kesilir. ADAK Bir dileği yerine getirmek, bir tehlikeden korunmak için gücüne inandığımız şeylere vaad edilen şeylere denir. LOKMA Dualanmış bir yiyeceğin her parçasına denir. Dedelerden ululardan lokma almak sevaptır. DEM Kan, zaman, an, soluk anlamına gelir. Alevilikte ´dem´ kuralları gereği alınan kutsal içki, dualı içki anlamına gelir. MUHARREM ORUCU Kurban Bayramı Hicri Takvim´e göre Zilhicce ayının 10. günü başlar. Kurban Bayramının 1´nci gününden başlayarak 20 gün sayılır. 20´nci günün akşamı Muharrem Orucu için niyet edilir ve oruç başlar. Muharrem Orucundan önce 3 günlük MASUM-U PAK ORUCU tutulur. Bu oruç Küfe´de şehit düşen Müslüm Bin Akıyl ile çoçukları ibrahim ve Muhammet için tutulur. Müslüm, imam Hüseyin´in amcasının oğlu ibrahim ile Muhammet ise amcasının torunlarıdır. 3 günlük Masum-u Pak ve 12 günlük Muharrem Orucu olmak üzere toplam 15 gün oruç tutulduktan sonra Muharrem Ayının 13´ncü günü kurbanları tığlanır ve AŞURE dağıtılır. Kurban imam Ali Zeynel Abidin´in Kerbela Katliamından kurtuluşundan duyulan sevinci belirtir. Muharrem Ayında eğlence yapılmaz, bıçağa ve kesici aletlere el sürülmez, düğün-nişan-sünnet törenleri yapılmaz, karı koca ilişkileri kesilir, kurban kesilmez, et yenilmez. Kerbela şehitleri´nin çektikleri susuzluğu hissetmek için su içilmez, eğlence yerlerine gidilmez, saç ve sakal traşı olunmaz. Günümüzde bunların bir bölümü uygulanamamaktadır. Örneğin, sakal traşı olmamak gibi... Su saf olarak içilmemektedir. Vücudun su ihtiyacı yenilen yemeklerden, çay-kahve-meşrubat-meyve suyu-ayran gibi sıvı içeceklerden karşılanır. Alevi inancı şekilciliğe takılıp kalmayı değil, özü benimser. Aklın ve ilmin yolundan ayrılmaz. Önemli olan imam Hüseyin´in ve diğer Kerbela şehitleri´nin çektikleri acıyı ve zorlukları beyninde, kalbinde ve gönlünde duymaktır. Onlar gibi düşünüp, onlar gibi yaşayıp, onlar gibi inanmaktır. Zalime karşı çıkıp, mazlumdan yana olmaktır. Eline-diline-beline sadık olup insanca ve onurluca yaşamaktır. Onlara layık olmaktır. Ölmeden önce ölmek, öldükten sonra yaşamaktır. Yaşayan ölü olmamaktır. Yarın onlar´ın huzuruna alnı açık yüzü pak çıkmaktır. Onlar´ın bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmaktır. Belirlenmiş bir iftar vakti´de yoktur. Akşam olup güneş batınca, karanlık gözle görünce oruç açılır. Gece sahura kalkma uygulaması Muharrem Orucu´nda yoktur. Oruç tutulmadan önce (yatmadan önce) şöyle niyet edilir. Niyetten sonra Muharrem Orucu başlar. BiSMi ŞAH. ALLAH ALLAH. ERENLERiN HiKMETiNE. ER HAK MUHAMMET-ALi AŞKINA. iMAM HÜSEYiN EFENDiMiZiN SUSUZLUK ORUCU NiYETiNE. KERBELA ŞEHiTLERi´NiN TEMiZ RUHLARINA MATEM ORUCU NiYETi iLE HZ. FATMA ANAMIZIN ŞEFAATiNE. 12 iMAM, 14 MASUM-U PAK EFENDiLERiMiZiN ŞEVKiNE, 17 KEMERBESTLER HÜRMETiNE HAZIR-GAYiP GEÇEK ERENLERiN YÜCE HÜMMETLERi ÜZERiMiZDE HAZIR VE NAZIR OLA. LANET MÜNKiRE. LANET YEZiD´E. RAHMET MÜMiN´E ALLAH EYVALLAH. HÜ 

CEMDE 12 HİZMET 
1- Mürşid (Dede) Hizmet itibari ile Hz. Muhammed, Hz. Ali ve Haci Bektasi Veli?i temsil eder. Cem Erkanı Başkanlığını yapar,ikrar alır nasip verir. Cenaze, Müsahiplik, Nikah, Sünnet, Ad takar (isim takar). 
2- Rehber Görev itibariyle İmam Hüseyin´i temsil eder. Yola girmek isteyenleri hazırlar, yol gösterir. Mürsidin en yakın yardımcısıdır 
3-Gözcü Görev itibariyle Ebuzer Gaffari´yi temsil eder. Rehberin yardımcısıdır. Cem´in sessiz ve sakinlik içinde gecmesini sağlar. Cem´in bekcisidir. 
4- Çerağcı (Delilci) Görev itibariyle Cabir El Ensari´yi temsil eder. Cem evinde bulunan aydınlatma araçlarını yakar. Buhardanlıkları ve Mumları (Çerağları) hazırlar 
5- Zakir (Aşık) Görev itibariyle Bilal Habeş´i temsil eder. Cem´de Tevhid, Duazde imam, Mersiye, Semah, Nevruzi´ye söyler. 
6- Süpürgeci(Ferraş) Görev itibariyle Selman´ı Piri pakı temsil eder. Cem evinin sürekli temizliği ile meşkul olur. 
7- Meydancı Görev itibariyle Hüzeyme tül Yemeni´yi temsil eder. Cem evinde Semahserleri kaldırır. Postları yerine dizer. 
8- Niyazci Görev itibariyle Mahmut el Ensari´yi temsil eder. Kurbanları tekbirler ve keser. Gelen Lokmaları alır ve dağılımını sağlar 
9- Ibrikci Görev itibariyle Kamber Hazretlerini temsil eder. Cem de Mürşidin ve Cem erenlerinin abdest almalarını sağlar. 
10- Kapıcı Görev itibariyle Gülam Keysani´yi temsil eder. Cem´e gelen erenlerin evlerini gözetler. 
11- Peyikçi Görev itibariyle Amri Ayyari´yi temsil eder. Cem olaca?ını tüm canlara duyurur. 
12- Sakacı Görev itibariyle Ammari Yaseri´yi temsil eder. Kaynak:www.huizen-alevi.nl/Turkce/dosyalar/Alevilik_nedir.html Bektaşilik Bektaşilik, Hacı Bektaş-ı Veli´nin adına kurulmuş olan bir tarikattır. Bu tarikata mensup kişilere Bektaşi denir. Bektaşilik hümanist esaslı bir öğretidir. Öğretinin odağında "insan" vardır. Amacı, İnsan-ı Kamil olarak tanımlanan, olgun, yetkin insana ulaşmaktır. Bu ise bir eğitim sürecini gerekli kılar. Hacı Bektaş´ın Türk dünyasının felsefesine çok büyük katkıları olmuştur. En önemli ve tasavvufu kısaca anlatan özlü sözü, "Eline, beline, diline hakim ol" sözüdür. Hacı Bektaş-ı Veli´nin halen yaygın olarak kullanılan birçok özlü sözü bulunmaktadır. Öncelik yol kurallarındadır. "Hatır kalsın, yol kalmasın" diyerek bunu açıklarlar. Günümüz Bektaşileri Atatürk ve ilkelerine bağlılıklarıyla kendilerini tanımlarlar. Dolayısıyle, Cumhuriyet´in kurulmasıyla birlikte, yaşam tarzı olarak isteklerinin pek çoğu karşılandığı için artık "tarikat" adıyla anılmaktan gönüllü olarak vaz geçmişler ve işin özünde yatan şekilde, "kendi yol ilkelerine bağlı olduklarını" vurgulamak üzere kendilerini "yol ehli" olarak tanımlamayı tercih etmişlerdir. Yapılanmalarını ise, sembolik olarak korumuşlardır. İlkelerine bağlılıkları, yollarına bağlılıkları demektir. İlkelerinin her biri Cumhuriyet´le ve Atatürk ilkeleriyle uyumludur. Özgür ve düşünen beyinler isterler. Bağnazlıktan uzak, incitici olmadan hicvedebilen, Tanrı´ya sevgiyle yaklaşan bir anlayışı benimseyen felsefelerini uzun bir dönem içinde ince ince işlemişlerdir. Bu felsefenin ürünü olan kadınlı erkekli birçok Bektaşi şairi yetişmiştir ve Türk edebiyatı içinde önemli yerleri vardır. Hacı Bektaş-ı Veli Dönemi Bektaşilik Tarikatı´nın kurulmasında etken kişi Hacı Bektaş olmuştur. Hacı Bektaş, Horasan Okulu´ndan aldığı "Dört Kapı" anlayışına, her kapıya "onar makam" ekleyerek "Dört Kapı Kırk Makam"´dan oluşan tarikatın altyapısını kurar. Buna, "Bektaşi Seyri Sülûğu" da denir. Kaygusuz Abdal, Bektaşi erkannamesi üzerinde düzenlemeler yapar. Bektaşiliğin ilk erkannamesini yazan o olur. Böylece Bektaşi Tarikatı´nın ilk "tüzük yapıcısı" Kaygusuz Abdal´dır. Balım Sultan´sa bu erkannameyi sonradan geliştirmiştir ve kurumlaştırmıştır. Hacı Bektaş´tan sonra tarikatın başına Abdal Musa geçmiştir. Bektaşilik; Batınilik, Hurufilik, Ahilik, Kalenderilik, Haydarilik, Melamilik gibi akımlardan etkilenmiş, hatta bazılarını kendi içinde harmanlayarak şekillenmiştir. Hacı Bektaş dağınık Alevi ve Alevilik türevi akımları ve toplulukları içine almış, yeniden kalıba dökmüş, Aleviliği yeniden derneştirmiş ve Alevi- Bektaşiliğin yolunu çizmiştir. Bunu da doğallıkla kurduğu tarikatıyla yapmıştır. Çevresine bir takım görevliler almış, bunların bir bölümünü kimi yerlere görevlendirerek göndermiş, oralarda "aydınlatma/irşat" çalışmaları yaptırmış, Anadolu´daki diğer Alevi ocakları ile ilişki kurarak kendine bağlamış ve onları yönlendirmiştir. Bu nedenlerle Hacı Bektaş, Alevi-Bektaşi toplumunun gözünde yolun-yolağın "piri"dir, tarikatın kurucusudur. Balım Sultan Alevilere göre ikinci pir (piri sani)´dir. Alevilik-Bektaşilik araştırmacısı İngiliz J. K. Birge bu süreci Alevi toplumunun yorumuna göre yapar. Ona göre; "XIII. yüzyıldan başlayarak Küçük Asya´dan ismen ait oldukları çeşitli dinlerden karışmış öğeler içeren bir tür halk dini gelişti. Hacı Bektaş´ın, harekete yardımcı olan gezginci ruhani önderlerden biri olarak giderek artan bir biçimde üstünlüğü tanındı, yalnızca Kırşehir yakınındaki köy adını ondan almakla kalmadı, fakat tüm Küçük Asya´da sayısız köyde onun adı pir olarak ünlendi. Balım Sultan´la kent içi ve yakınlarındaki tekkelerde daha yetkinleştirilmiş bir ritüel ve örgütlenme başladı. Bu örgütlenme, belirli ölçülerde çok benzer inanç ve uygulamaları sürdüren, fakat Bektaşiliğin düzenlenmiş sisteminin dışında kalan köy gruplarından farklılaştı ve daha biçimsel olarak örgütlenmiş Bektaşi Tarikatı haline geldi". Balım Sultan Dönemi Balım Sultan´a kadar Bektaşilik, genellikle kırsal kesimlerde ve köylük yörelerde tutunmuş, Alevi-Türkmen içerisinde benimsenme olanağı bulmuştur. Özellikle Aleviliğin bir türevi ve Aleviliği yeniden biçimleyen, derneştiren, onları eğiterek disipline eden bir eğilim olarak kendini ortaya korken, Balım Sultan´la kentsel kesimlere ve Osmanlı aydınları arasına da girmiştir. Böylece Bektaşilik tarihinde yeni bir dönem başlar ve Bektaşiler; "Köy Bektaşisi", "Kent Bektaşisi" olarak farklılaşırlar. Kent Bektaşiliğine "Nazenin Tarikatı" veya "Babagan Kolu (Babalar Kolu)" da denir. Balım Sultan, Bektaşi Erkannamesini düzenlemiş ve bu örgütlenmeye katılmanın koşullarını oluşturmuştur. Aynı zamanda, Oniki İmam anlayışını yola kazandırır. Bu, O´nun yaptığı yeniliklerin başındadır. Oniki İmam törenleri, oniki çerağ, oniki post, palhenk, evlenmemiş (mücerred) babalık kuralı, şerbet yerine şarap, ibahiyecilik, üçleme (teslis) , Hurufilik etkisi O´nunla tarikata girer. Oniki İmam inancı Alevi-Şiilik´te başından beri olmasına karşın, Bektaşilik Tarikatı´nın temel töreleri arasına Balım Sultan´la girer. Tarikatın "temel direği" olur. Her bağlının, müridin temel inanışları içerisinde yer alan bir ilke olur. Bu temel ilke Alevi-Bektaşi edebiyatının temel çeşnisi ve zenginliği olacaktır. Hemen hemen tüm Alevi-Bektaşi ozanları Oniki İmam çeşnisini şiirlerinde malzeme olarak kullanacaklardır. Alevi- Bektaşi edebiyatı bu zenginlik üzerine kurulmuştur dersek, doğruyu söylemiş oluruz. Oniki İmam anlayışına paralel olarak yaşam "oniki" rakamı üzerine istemleştirilmiştir. Oniki sayısı eski Türk törelerinde de mevcuttur. Özellikle Şamanist dönemde Şamanların tacı da 12 ayrı hayvanın postundan yapılan parçalarla yapılmaktaydı. Bu da Zodyak çemberini simgelemekteydi. Yani, Kainatı başına Tac etmekteydi.. Bu inanış ile 12 İmam inanışı harmanlanarak Bektaşi kültüründe 12 terkli tac kullanımı ve 12 imam inancının yansımaları görülmektedir. Cemlerde simgesel olarak oniki çerağ yakılır. Kemer üzerine Oniki İmamı simgeleyen oniki köşeli "palheng taşı" denilen taş takılır. Bu dervişlerin gönüllerini Tanrı´ya bağlayan bir simge olarak algılanır. "Eline, diline, beline sahip olmayı" gerektirir. Bektaşi tacı oniki dilimlidir. Tekkelerin meydan yerleri, tekke üstündeki baca ve kubbeler hep oniki dilimli olur. Bektaşi tekkelerinde pire hizmet görevlerinin her biri bir post ile simgeleştirilir ve temsil edilir. Bu anlayışı Balım Sultan "oniki post" biçiminde biçimleyerek tarikatın töreleri arasına kazandırmıştır. Postlardan herbiri, Bektaşiliğin en büyük adlarından birine bağlanarak anılmış ve böylece o kişiler ölümsüzleştirilmiştir. Oniki İmam "sırrı" olan "Oniki Post" şunlardır: 
1. Baba Postu: Horasan postu (Hacı Bektaş Veli) 
2. Aşçı Postu: Seyyid Ali Sultan postu 
3. Ekmekçi Postu: Balım Sultan postu 
4. Nakib Postu: Kaygusuz Sultan Abdal postu 
5. Atacı Postu: Kanber Ali postu 
6. Meydancı Postu: Sarı İsmail postu 
7. Türbedar postu: Kara Donlu Can Baba postu 
8. Kilerci Postu: Hacım Sultan postu 

Kaynak: Kaynak.www.tr.wikipedia.org/wiki/Alevilik

Sayfa Üretim süresi :0,0156

© 2008 hafiktavsanli.com
Hafik Tavsanli Köyü Web Portalı http://www.hafiktavsanli.com

Tam Ekran